turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2025 Cuma

Aylin Özsavaş Neden TÜRSAB'a Aday-Yılmaz Parlar

   ANASAYFA    EKONOMİ    TURİZM    SAĞLIK    GÜNCEL    SİYASET    BİLİŞİM   MÜZİK    MODA    ENERJİ    DÜNYA    MAGAZİN    KİTAP    SİNEMA     GIDA     SPOR    EMLAK    OTOMOTİV     KÜLTÜR SANAT 

Liderliğin Yeniden Tanımı İçin, Aylin Özsavaş

TÜRSAB'ın Geleceği İçin, Aylin Özsavaş

Özel Röportaj;

15 Ekim 2025 Çarşamba akşamı, Taksim Hill Hotel’de,  TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş sektör temsilcileriyle bir araya geldiği.Toplantı sonrası TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş ile yaptığımız özel kısa söyleşide özetle; 

“Türkiye turizminin dönüm noktalarından birindeyiz. Sektörümüzün geleceğini şekillendirecek, onu daha ileriye, daha güçlü ve daha adil bir noktaya taşıyacak bir tercihle karşı karşıyayız.

Bu tercih, sadece bir Başkan seçimi değil; aynı zamanda bir vizyon, bir değişim ve bir yeniden doğuş seçimi olacak” diyen Aylin Özsavaş Neden TÜRSAB'a Bir Kadın Başkan?

Farklı Bakış Açısı, Dengeleyici Liderlik

 Turizm, doğası gereği sıcak, şefkatli, kucaklayıcı ve ince detaylara önem veren bir sektördür. Bu özellikler, kadın liderlerin doğuştan getirdiği ve yönetim tarzlarına yansıttığı güçlü yönlerle birebir örtüşmektedir.

Bir kadın başkan, sektöre daha dengeli, daha kapsayıcı ve daha analitik bir bakış açısı getirecektir.

Sorunlara çözüm üretirken farklı perspektifleri bir araya getirebilen, empati kurabilen ve uzlaşmacı bir dil kurabilen bir liderlik, TÜRSAB'ı daha da güçlendirecektir.

Detaylara Hakimiyet ve Öngörü

Kadın liderler, genellikle karmaşık sorunları çözmede gösterdikleri detaycı ve öngörülü yaklaşımlarla öne çıkarlar.

Kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan, riskleri daha iyi yöneten ve olası senaryoları önceden hesap eden bir vizyon, turizm gibi dinamik bir sektör için hayati önem taşımaktadır. Aylin Hanım'ın kariyer geçmişi ve duruşu, bu özelliklerin somut bir kanıtıdır.

Değişimin ve Çağdaşlığın Sembolü

TÜRSAB'ın tarihinde ilk kez bir kadın Başkanın seçilmesi, sadece sektör için değil, tüm Türkiye için güçlü bir mesaj olacaktır.

Bu, TÜRSAB'ın değişen dünyaya ayak uyduran, modern, yenilikçi ve eşitlikçi bir yapıya kavuştuğunun en net göstergesidir.

Türkiye turizminin uluslararası arenadaki imajını güçlendirecek, marka değerimizi artıracak tarihi bir adımdır.

Dünyadaki Başarı Hikayeleri

Dünyanın dört bir yanında, turizm dahil birçok sektör, kadın liderlerin getirdiği taze kan ve yenilikçi yönetim anlayışıyla büyük sıçramalar kaydetmiştir. Kadınların liderliğindeki kuruluşların daha yüksek performans, daha güçlü takım çalışması ve daha sürdürülebilir başarılar elde ettiği artık bir sır değil. TÜRSAB'ın da bu global başarı hikayelerinden ders çıkarma zamanı gelmiştir.

Peki, Aylin Özsavaş  Başkan Olursa Ne Olur?

Yeni Bir Kulvar Açılır

TÜRSAB, sadece mevcut sorunları çözen değil, sektörü yeni hedeflere, yeni pazarlara ve yeni "kulvarlara" taşıyan dinamik bir yapıya kavuşur. Statik yönetim anlayışı yerine, sürekli gelişimi ve büyümeyi hedefleyen proaktif bir liderlik hâkim olur.

Güçlü Bir Söz Sahibi Olunur

Aylin Başkan, duruşu, bilgisi ve iletişim gücüyle TÜRSAB'ı hem ulusal hem de uluslararası platformlarda en etkili şekilde temsil eder. Sektörümüzün sorunlarına daha duyarlı, çözüm odaklı ve kararlı bir "söz sahibi" ortaya çıkar.

Adil Paylaşım Ve Duyarlı Yaklaşım Öncelik Olur

Sektördeki tüm paydaşların, büyük-küçük tüm acentelerin, çalışanların hakları ve menfaatleri daha adil bir şekilde gözetilir. Daha şeffaf, daha katılımcı bir yönetim anlayışıyla TÜRSAB, gerçek anlamda "sektörün çatı kuruluşu" kimliğine kavuşur.

Kadının Gücü Sektöre Yayılır

Aylin Başkan'ın liderliği, turizm sektöründeki tüm kadınlar için bir ilham kaynağı olur. Kadın istihdamı ve kadın girişimciliği teşvik edilir, sektördeki kadın profesyonellerin önü açılır ve turizm, cinsiyet eşitliğinin lideri haline gelir.

Birlikte Büyüme Kültürü Yerleşir

Kutuplaşmalar son bulur, diyalog ve iş birliği öne çıkar. TÜRSAB, tüm üyelerinin kendini değerli ve temsil edilmiş hissettiği, "biz" bilincinin hâkim olduğu güçlü bir aileye dönüşür.

Değişim İçin, Aylin Özsavaş

Son olarak mesajını sorduğumda;

“Kıymetli TÜRSAB üyeleri,

Artık değişim vakti. Sektörümüzün sesinin daha gür, daha güçlü ve daha nezih çıkması vakti. Gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha adil ve daha kazançlı bir turizm sektörü bırakma vakti.

Gelin, tarihi birlikte yazalım. Gelin, TÜRSAB'ın ilk kadın başkanını birlikte seçerek, Türk turizmine yeni, aydınlık ve gurur dolu bir sayfa aralayalım.” Dedi ve Gülümseyerek; “Liderliğin Yeniden Tanımı İçin, Aylin Özsavaş, TÜRSAB'ın Geleceği İçin, Aylin Özsavaş” sözleri oluyor.

yilmazparlar@yahoo.com

26 Nisan 2025 Cumartesi

Tarsus’ta Dinler Arası Kardeşlik-Yılmaz Parlar

 ANASAYFA    EKONOMİ    TURİZM    SAĞLIK    GÜNCEL    SİYASET    BİLİŞİM   MÜZİK    MODA    ENERJİ    DÜNYA    MAGAZİN    KİTAP    SİNEMA     GIDA     SPOR    EMLAK    OTOMOTİV     KÜLTÜR SANAT 

  •  Tarsus’ta Dinler Arası Kardeşlik

    Tarsus, İnanç Turizminin Kalbinde Saklı Bir Hazine

    Türkiye’nin güneyinde, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim şehir Tarsus, inanç turizminin parlayan yıldızı olmaya aday.

    Hz. İsa'nın havarilerinden Aziz Pavlus’un doğduğu kent olarak Hristiyan dünyasında kutsal kabul edilen Tarsus, İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin kesiştiği bir inanç mozaiği sunuyor.



    Tarsus’ta Dinler Arası Diyalog ve Kardeşlik Simgesi Altında Tarihi Ayin

    Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus kentinde, dinler arası diyalog ve kardeşliğin simgesi olarak tarihi bir ayin gerçekleştirildi. Tarsus, bugün bile kültürlerin ve dinlerin kesişim noktası olmaya devam ediyor.

    Bu olağanüstü kutsal ayin, 23 Nisan 2025 Tarihinde Aziz Paulus’a adanmış kilisede yapıldı. Etkinlik, Türkiye’nin Sicilya Fahri Başkonsolosu Domenico Romeo’nun önerisiyle ve FIJET Dünya Federasyonu’nun 70. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında Prof. Hüseyin Kurtoğulları’ın başarılı organizasyonuyla düzenlendi.

    Aynı mekânda uzun zamandır benzeri bir ayin yapılmıyor olması nedeniyle, bu tören hem ruhsal hem de sembolik açıdan büyük anlam taşıdı.

    Ayin, İtalya’nın Siracusa kentinde bulunan Palazzolo Acreide Aziz Paulus Bazilikası Başrahibi ve Rektörü Don Marco Politini ile Vatikan’daki Papalık Yaşam Akademisi Sekretaryası Koordinatörü Don Andrea Ciucci tarafından birlikte yönetildi. Tören, huşu ve açıklık atmosferinde gerçekleşti.



    Ayin sadece Katolik inananların ve Palazzolo Acreide’den gelen, iki şehir arasında dostluk anlaşması imzalamak üzere Tarsus Belediye Başkanı tarafından davet edilen heyetin katılımıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda çok sayıda Müslüman temsilci ve yerel yönetici, Tarsus Belediye Başkanı da dâhil olmak üzere çeşitli heyetler de törende hazır bulundu. Bu katılım, etkinliği gerçek bir diyalog ve karşılıklı saygı örneğine dönüştürdü.



    Tören sırasında, 21 Nisan 2025 Pazartesi günü Roma’da hayatını kaybeden Papa Francis’e de sevgi dolu bir anma yapıldı. Papa Francis’in dinler arası diyalog, barış ve halklar arasında kardeşlik için gösterdiği bitmeyen çaba, hem Kilise’ye hem de dünyaya derin bir iz bıraktı. Ayinin tam da Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus’ta gerçekleştirilmesi, bu anlamı daha da derinleştirdi.



    Aziz Paulus, halklar arasında diyalog ve karşılaşmanın simgesel bir figürüdür. Onun mirası bu ayinle tam anlamıyla onurlandırıldı. Bu tören, farklı inançlara rağmen saygı ve kardeşlik içinde bir arada yaşamanın mümkün, hatta gerekli olduğunu güçlü bir şekilde gözler önüne serdi.

    Tarsus’ta gerçekleştirilen bu ayin aynı zamanda açık ve evrensel bir mesaj verdi: Barışa giden yol, ancak uzlaşma, dinleme ve inanç fark etmeksizin kadın ve erkekler arasında paylaşım gibi somut adımlarla mümkün olabilir.

    Ayin sonrası Moderatörlüğü Hüseyin Kurtoğulları’ın Üstlendiği Panel yabancı katılımcıların olması dolayısıyla İngilizce dilinde gerçekleşti. Çeviri yapan Eyşan Büte özetle verdiği bilgilere göre



    On Bin Yıllık Kadim Kent Tarsus Paneli

     Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve ekibinin, Tarsus şehrini vazgeçilmez bir turizm merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda yaptığı çalışmaların önemli bir sonucu olan Altın Elma Turizm Ödülü'nü Tarsus' un kazanması ile, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve ülkemizden çok sayıda gazeteci, yatırımcı, turizm profesyoneli, arkeolog ve farklı mesleklerden yüz kişi, 22-23-24 Nisan'daki Tarsus'ta ağırlandı.

     Bu kapsamda, 23 Nisan 2025 Çarşamba günü Tarsus St. Paul Kilisesi'nde, arkeolog, iş insanı, FIJET Başkan yardımcısı, Delal Atamdede, bu gezinin ve ödülün bir başlangıç olduğunu, Tarsus’u hak ettiği noktaya getirmek için önümüzde uzun bir yol olduğunu ve tüm katılımcıların bu yolda çalışmaya gönüllü ve niyetli olduğunu söyledi.

     Panelde ayrıca, farklı kültürlerden, ülkelerden, dinlerden gelen tüm katılımcılar arasında ortak bir nokta olduğu vurgulandı : Akdenizli olmak. Tüm önyargılara, insanlar arasında ayrıştırma amaçlayan söylemlere karşı buradaki birlikteliğin bir cevap niteliğinde olduğu belirtildi.

     


    Arkeolog Mark Fairchild, bu on bin yıllık kentin onlarca medeniyete ev sahipliği yaptığı tarihiyle dünyanın çok az ülkesinde bulunan bir kültürel hazineye sahip olduğunu ifade etti.

     

    Panel sonrsında dünyaca ünlü devlet sanatçısı Şefika Kutluer, kilisede unutulmaz bir flüt konseri sundu. Klasik çok değerli eserleri yorumlayan sanatcı aynı zamanda kendi bestelediği eseri de büyük takdir topladı. Ayine renk katdı.

    Tarsus'ta İnanç Turizmi Nasıl Olmalı?

    Bu büyük potansiyel, henüz tam anlamıyla değerlendirilebilmiş değil.

    Tarsus’un inanç turizminde gerçek bir cazibe merkezi olabilmesi için üç temel adıma ihtiyaç var. Tanıtım, altyapı ve sürdürülebilirlik.



    Tarsus İçin Bir Vizyon, İnanç Turizminde Marka Şehir Olmak

    Tanıtım; Aziz Pavlus Kuyusu, Danyal Peygamber Makamı, Ulu Cami, Kleopatra Kapısı gibi önemli ziyaret noktaları, sadece yerel halkın değil, dünya genelindeki milyonlarca inanç turisti için tanıtılmalı.

    Kültür turları, tematik festivaller ve sempozyumlarla şehrin tanıtımı yapılmalı.

    Uluslararası belgesellere konu edilmeli, sosyal medyada dijital kampanyalarla desteklenmeli.

    Tarsus’un inanç turizmi potansiyelini harekete geçirmek için yalnızca tanıtım yeterli değil; aynı zamanda kurumsal bir vizyona ve projelere ihtiyaç var. Şehir kimliğini "İnançlar Kenti" olarak konumlandırmak, hem yerel hem de uluslararası ziyaretçiler için güçlü bir çekim merkezi oluşturabilir.



    Altyapı;

    Tarsus Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülecek projelerde, tarihi mekânların restorasyonu ve çevre düzenlemesi öncelik olmalı.

    Tarihi mekânlara ulaşım kolaylaştırılmalı, ziyaretçiler için rehberli turlar, çok dilli bilgilendirme panoları ve teknolojik anlatım sistemleri (audioguide, artırılmış gerçeklik) kullanılmalı.

    Bölgede nitelikli konaklama imkânları artırılmalı.

    Kalkınma Ajansları,  Çukurova Kalkınma Ajansı, turizm odaklı KOBİ’lere teşvikler sunarak yerel üretimi ve hizmet kalitesini artırabilir.

    STK ve Akademi Dünyası, Tarsus Üniversitesi, inanç turizmi odaklı akademik çalışmalarla sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirebilir. Tarih, ilahiyat ve kültürel miras alanındaki uzmanlıklar sahaya taşınmalı.

    Sürdürülebilirlik; İnanç merkezlerinin korunması ve manevi atmosferlerinin bozulmadan geleceğe taşınması önemli.

    Yerel halkın da bu süreçte ekonomik olarak desteklenmesi, hem sahiplenme duygusunu hem de turizmin kalıcılığını artırır.



    İnanç Turizminin Ekonomiye ve Topluma Faydaları

    İnanç turizmi, yalnızca kutsal mekânları ziyaretle sınırlı değildir; aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandıran, kültürel diyalogu teşvik eden güçlü bir etkendir. Tarsus’ta bu turizm modeli sayesinde:

    Yerel esnaf, el sanatları ve yöresel mutfak tanıtımı ile ekonomik kazanç sağlar.

    Gençler için rehberlik, tercümanlık ve kültür elçiliği gibi yeni iş alanları doğar.

    Kadın kooperatifleri aracılığıyla ev yapımı ürünler ve hediyelik eşyalar turizme kazandırılır.

    Şehirler arası ve uluslararası kardeş şehir projeleri ile kültürel diplomasi gelişir.



    Rakamlarla İnanç Turizmi

    Dünya genelinde inanç turizmi yılda 330 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu ziyaretlerin ekonomik hacmi ise 20 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin bu pastadan aldığı pay henüz %5 civarında. Oysa yalnızca Tarsus bile bu oranın birkaç puan artmasına katkı sağlayacak potansiyele sahip.

    İtalya'nın Assisi kasabası yılda 5 milyon inanç turistiyle ekonomisinin %60’ını bu alandan sağlıyor. Neden Tarsus da aynı başarıya ulaşmasın?



    Tarsus'un Hak Ettiği Yerde Olması İçin...

    Tarsus’un uluslararası düzeyde tanınan bir inanç turizmi destinasyonu haline gelmesi için kamu, yerel yönetimler, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi şart.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Tarsus Belediyesi'nin ortak çalışmalarıyla bir "Tarsus İnanç Rotası" hazırlanmalı; UNESCO Dünya Mirası Adaylığı süreci başlatılmalı.

    Tarsus, tarih boyunca barındırdığı farklı inançların izleriyle adeta bir açık hava müzesi. Ancak bu hazineyi görmek, korumak ve dünyaya anlatmak bizlerin elinde. Eğer doğru adımlar atılırsa, Tarsus sadece Mersin'in değil, Türkiye'nin de yüz akı bir inanç turizmi merkezi olabilir. Sessiz sedasız akan Berdan Nehri’nin şahitliğinde, Tarsus artık küresel sahneye çıkmaya hazır.



    Somut Projelerle Tarsus’un Yol Haritası

    Tarsus İnanç ve Kültür Rotası, Dijital haritalar, mobil uygulamalar ve yönlendirme tabelalarıyla tüm kutsal alanları kapsayan bir yürüyüş rotası hazırlanmalı.

    Uluslararası İnanç Turizmi Festivali, Her yıl düzenlenecek festival, dünya dinlerinden temsilcilerin katılımıyla barış ve kardeşlik mesajları vermeli.

    İnanç Turizmi Ziyaretçi Merkezi, Yerli ve yabancı turistlerin bilgi alabileceği çok dilli bir tanıtım ve karşılama merkezi kurulmalı.

    Kadın Kooperatifleri ve Yöresel Ürünler Pazarı, Ziyaretçilerin manevi yolculuklarını yerel tatlar ve el işi ürünlerle zenginleştirmesi sağlanmalı.



    Barışın ve İnancın Şehri Tarsus

    Dünyanın kutuplaştığı bir çağda, farklı inançların yüzyıllardır barış içinde yaşadığı Tarsus, insanlığa güçlü bir mesaj sunuyor: Birlikte yaşamak mümkün. Bu kadim şehir, doğru politikalar ve ortak akılla sadece turizmde değil, kültürel diplomasi alanında da örnek bir merkez haline gelebilir.



    Bu nedenle, Tarsus’un geçmişi sadece tarih kitaplarında kalmamalı; bugünün ve geleceğin turizm vizyonunda da başrolde yerini almalı. İnançlar arasında köprü kuran, medeniyetler arası diyaloğu teşvik eden bir model şehir olarak Tarsus'un adını dünya tanımalı.



    Konaklamadan söz edersek;

    2025 yılı itibarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama deneyimi sunan Tarsus’un Konak Butik Otelleri, tarihi dokusu ve modern konforu bir araya getirerek eşsiz bir atmosfer sunuyor. Otantik mimarisiyle adeta bir zaman yolculuğuna çıkaran bu şirin butik oteller, sağlıklı ve doğal malzemelerle donatılmış odalarıyla da dikkat çekiyor. Her detayın özenle düşünüldüğü konakta, geleneksel Türk misafirperverliğiyle harmanlanan hizmet anlayışı, misafirlerini kendine hayran bırakıyor.

    Sakin ve huzurlu bir ortam arayanlar için ideal olan Tarsus Hotelleri, yıl boyunca yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Özel olarak tasarlanmış odaları, organik kahvaltı seçenekleri ve tarihi dokusuyla adeta bir şifa yuvası.

    Konakladığımız, Tarsus’un tarihi dokusunu modern konforla buluşturan Burhanoğlu Konağı Butik Otel, 2025 itibarıyla bölgenin en dikkat çeken konaklama adreslerinden biri olmaya devam ediyor.

    Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan 13 odası ve toplam 28 yatak kapasitesiyle hem yerli hem de yabancı misafirlerine nostaljik bir atmosfer sunuyor.

    Odaların her biri, Osmanlı padişahlarının isimlerini taşıyor ve geleneksel detaylarla dekore edilmiş. Misafirler, bu otantik ortamda konforlu bir konaklama deneyimi yaşıyorlar. ​

    Burhanoğlu Konağı, sadece mimarisiyle değil, sunduğu hizmet kalitesiyle de övgü topluyor. Mersin’deki özel oteller arasında üst sıralarda yer alıyor. Misafir yorumlarında özellikle hijyen, güler yüzlü personel ve huzurlu atmosfer öne çıkıyor.

    yilmazparlar@yahoo.com



  •  

    11 Mart 2025 Salı

    ÖKHD, Görkemli Kadınlar Günü Kutlaması-Yılmaz Parlar

     

  • ANASAYFA    EKONOMİ    TURİZM    SAĞLIK    GÜNCEL    SİYASET    BİLİŞİM   MÜZİK    MODA    ENERJİ    DÜNYA    MAGAZİN    KİTAP    SİNEMA     GIDA     SPOR    EMLAK    OTOMOTİV     KÜLTÜR SANAT 
  •  ÖKHD, Görkemli Kadınlar Günü Kutlaması

    İstanbul, Fişekhane-Yedi Maviler (Basri Baba Restaurant) – 9 Mart 2025

    Özbek Kadın Hakları Derneği, “Tomris Hatun” isimli Özel Bir Etkinlikle Kadınlar Gününü Coşkuyla Kutladı. Başarılı Kadınları Onurlandırdı.


    Özbek Kadın Hakları Derneği ve Başkanı Azade İslamova, 9 Mart 2025 Pazar akşamı, Dünya Kadınlar Günü kapsamında anlamlı bir iftar yemeği düzenledi.

    Türkiye'de ikamet eden Özbek kadınlarına çeşitli amaçlarla (eğitim, iş, tedavi vs..) kapsamlı destek ve pratik yardım sağlayan, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan  "Özbek Kadın Hakları Derneği" (ÖKHD) 9 Mart 2025 Pazar akşamı, Fişekhane Yedimaviler Basri Baba Restaurantda 8 Mart Dünya kadınlar Günü kapsamında, “Tomris Hatun” isimli etkinlik düzenledi  ve ardından iftar yemeği verdi.


    Yedimaviler Fişekhane’deki Basri Baba Restaurant’da gerçekleşen etkinliğe; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan, Özbekistan ve Türkiye’den kadın dernek başkanları, temsilcileri, ÖKHD dernek üyeleri ve Özbekistan İstanbul Konsolosluk yetkilileri katıldı.


    Kadın Zarifliğiyle Gül Takdimi

    Azade İslamova'nın öncülüğünde gerçekleşen etkinlikte, kadın zarafeti ve nezaketini simgeleyen bir jest olarak tüm katılımcılara gül takdim edildi.

    Konsolosluk yetkililerince ÖKHD’nin faaliyetleri ile resmi makamlarınca olan ilişkiler hakkında bilgi verildi.


    Başarılı Kadınlara "Tomris Hatun" Ödülü

    Demir anlamına gelen Tarihte ilk kadın hükümdar olan “Tomris Hatun” isimli etkinliği, tarihteki ilk kadın hükümdardan ilham alarak, toplumda iz bırakan başarılı kadınları ödüllendirdi. 

    Özbek Kadın Hakları Derneği'nin öncülüğünde düzenlenen etkinlik, hem kadınların başarılarını kutladı hem de derneğin faydalı çalışmalarını gözler önüne sererek büyük beğeni topladı. Anlamlı geceye yoğun katılım oldu.


    Azade İslamova’ya Övgüler Yağdı

    Derneğin çalışmaları ve Azade İslamova’nın liderliği, İslamova’nın kadın hakları konusundaki çalışmaları, kültürel dayanışmayı güçlendiren faaliyetleri ve başarıları hakkında yapılan yorumlar, etkinliğin anlamını daha da pekiştirdi.

    İslamova, konuşmasında kadınların birlik ve beraberliğinin önemine vurgu yaparak, Özbek Kadın Hakları Derneği’nin kadın haklarının savunulmasında oynadığı aktif rolü vurguladı. Kadınların toplumdaki rolünün önemine vurgu yaparak, “Kadınların gücü, toplumun ilerlemesinin temel taşıdır. Bugün burada, bu gücü taçlandırmak için bir araya geldik” dedi. Ödül töreninde, iş dünyası, sanat, eğitim ve sosyal alanlarda başarıya imza atan kadınlar, Tomris Hatun ödüllerini almanın gururunu yaşadı.



    Gazetecilerin de büyük ilgi gösterdiği etkinlikte, derneğin kadınların eğitim, istihdam ve sosyal hayatta güçlenmesi için yürüttüğü projeler övgüyle anlatıldı.

    Başkanın liderliğindeki bu çalışmalar, katılımcılar tarafından “örnek alınası” olarak nitelendirildi.

    Restaurantın şık atmosferinde gerçekleşen iftar yemeği, lezzetli menüsü ve samimi ortamıyla da beğeni topladı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan, Özbekistan, ve Türkiye’den katılım sağlayan başarılı kadınlar,  “Kadınlar Gününü” doyasıya kutladılar.

    Özbekistandan gelen değerli sanatcılar şarkılarıyla çoşturdular. Katılımcılar müzik eşliğinde dans ve halk oyunlarını oynamaktan kendilerini alamadılar.

    Etkinlik, kadınların gücünü bir kez daha hatırlatan unutulmaz bir gece olarak hafızalara kazındı.



    Dernek hakkında Kısaca;

    Bu kuruluş, Özbekistan asıllı avukat Azade Islamova'nın girişimiyle Ağustos 2021'de Türkiye, İstanbul'da kuruldu.

     Özbekistan İstanbul Başkonsolosluğu

    “Özbekistan Kadın Hakları Derneği” ile mutabakat imzalanarak işbirliği planları belirlendi.

     


    Türkiye'de "Özbek Kadınlarının Haklarını Koruma Derneği" (ÖKHD) üyelerinin ilk toplantısıyla sertifikalar verildi

     Çok sayıda  kişiye yardım etmeyi başaran Derneğin amacı Özbek kadınlarının haklarını korumak.

     yilmazparlar@yahoo.com

     

    27 Ocak 2025 Pazartesi

    Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi-Yılmaz Parlar

     

  • ANASAYFA    EKONOMİ    TURİZM    SAĞLIK    GÜNCEL    SİYASET    BİLİŞİM   MÜZİK    MODA    ENERJİ    DÜNYA    MAGAZİN    KİTAP    SİNEMA     GIDA     SPOR    EMLAK    OTOMOTİV     KÜLTÜR SANAT 
  •   Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi,

    Tarih ve Birlik Mesajları

    26 Ocak 2025 Pazar günü, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği'nde, Birlik ve Kültür Gecesi konseptiyle, Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi düzenlendi

    Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği’nin ev sahipliğinde, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen özel gece, Kafkas kökenli Türkleri bir araya getirdi. Tarih, kültür ve birlik mesajlarının ön plana çıktığı geceye önemli isimler katılarak konuşmalar gerçekleştirdi.

    Gecede; Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva,, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı,, Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel,, TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıs, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa,, Tarihçi Âlim Makhsav birer konuşma yaptı.

    Geceyi renklendiren etkinlikler arasında halk dansı gösterileri, geleneksel yemek sunumları ve müzik performansları yer aldı.



    Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov: “Değerlerimiz Bizim Kimliğimizdir”

    Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov, kültürel zenginliklerin ve farklılıkların, bir toplumun en güçlü yönü olduğunu ifade etti. Konuşmasında, geçmişten günümüze aktarılan değerlerin birleştirici gücünü şöyle özetledi:

    “Bugün burada, farklılıklarımızın ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu görüyoruz. Dağıstan’ın köklü tarihi ve gelenekleri, birlik ve beraberliğimizin temel taşlarıdır. Her köy, her gelenek bizi biz yapan değerleri içinde barındırır. Bu değerlerimizi korumak ve yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz.”



    Başkan Zümrüt Kızrıeva: “Kültürümüzü ve Birliğimizi Yaşatıyoruz”

    Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva konuşmasında, genç nesillere kültürel mirasın aktarılmasının önemini vurguladı:

    “Bugün burada kültürümüzü tanıtmak, milletimizi bir araya getirmek için toplandık. Bu programları, geleceğimiz olan gençlerimizi birleştirmek ve köklerimizi unutmamak için yapıyoruz. İnşallah daha büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”dedi



    Tarihçi Âlim Makhsav’un Kuzey Kafkasya Sunumu, Coğrafi ve Etnik Yapı

    Kuzey Kafkasya'nın Coğrafi Konumu

    Konum Bilgisi: Kuzey Kafkasya, Rusya'nın güneyinde, Kafkas Dağları'nın kuzey yamaçlarında yer alır.

    Sınırlar: Bölge, doğuda Hazar Denizi ve batıda Karadeniz ile çevrilidir. Toplam yüzölçümü yaklaşık 223.714 km²’dir.

    Öne Çıkan Dağlar: Kafkas Dağları’nda Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Elbrus Dağı (5.642 metre) bulunmaktadır.



    Bölgenin İklimi

    İklim Özellikleri: Dağlık alanlar genellikle serin ve karasal iklimle karakterize edilirken, ovalarda daha sıcak ve ılıman koşullar hakimdir.

    Siyasi Harita ve Yönetim Yapısı

    Kuzey Kafkasya, iki kray ve yedi cumhuriyete ayrılmıştır:

    Kraylar: Krasnodar Kray ve Stavropol Kray.

    Cumhuriyetler; Adıgey Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti, İnguşetya Cumhuriyeti, Çeçen Cumhuriyeti, Dağıstan Cumhuriyeti



    Etnik Çeşitlilik

    Etnik Yapı: Kuzey Kafkasya, dünyanın en çok etnik çeşitliliğe sahip bölgelerinden biridir. Yaklaşık 100’den fazla halkın yaşadığı bilinmektedir.

    Büyük Etnik Gruplar: Çeçenler, Avarlar (yaklaşık 1.5 milyon), Adigeler (700.000-750.000), Kabardeyler ve Karaçay-Çerkesler gibi gruplar, bölgenin demografik yapısında önemli yer tutar.



    Parçalanmış Yapılar: Avarlar gibi bazı etnik gruplar, birçok alt gruba ayrılmaktadır.

    Diller ve Kültürel Grup Dağılımı

    Dil Aileleri: Bölgede Hint-Avrupa, Altay ve Kafkas dil ailelerinden gruplar yaşamaktadır. Özellikle Kafkas dil ailesi, yerel dillerin çeşitliliğini yansıtır.

    Türk Dilleri: Bölgede Kipçak grubuna ait Türk dilleri konuşulmaktadır. Karaçay-Balkar Türkçesi ve Nogayca, bu dillerin en bilinen örneklerindendir.

    Dağıstan’ın Özgünlüğü

    Etnik Çeşitlilik: Dağıstan, farklı etnik grupların ve dillerin bir arada yaşadığı, benzersiz bir yapıya sahiptir. Bazı köylerde yalnızca bir milletin yaşaması gibi durumlar yaygındır.

    Kültürel Zenginlik: Dağıstan’da etnik gruplar arasındaki uyum, bölgenin sosyal dokusunu zenginleştiren önemli bir unsurdur.

    Kuzey Kafkasya, coğrafi, etnik ve kültürel açıdan oldukça karmaşık ve zengindir. Bölgedeki çeşitlilik, yalnızca yerel toplumlar için değil, dünya genelindeki etnografik ve kültürel çalışmalar için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bu özellikler, bölgenin hem tarihi hem de siyasi önemini artırmaktadır.



    Doç. Dr. Cihat Yaycı, “Dağıstan, Türk Dünyası’nın Kalesidir”

    Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı, konuşmasında Kafkas Türklerinin tarihî ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ı Türk birliğinin önemli bir parçası olarak tanımlayan Yaycı, şu ifadeleri kullandı:

    “Dağıstan sadece bir bölge değil, Türk dünyasının kalesidir. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki Rus ve İngiliz propagandaları, halkları bölerek bizi bir köye indirgemeye çalışmıştır. Avarlar, Kumuklar, Nogaylar ve diğer halklar Türk milletinin ayrılmaz parçalarıdır. Birlik ve beraberlik içinde bu propagandaların üstesinden gelebiliriz. Şeyh Şamil, Türk’ün efsanevi atasıdır. Onun mirasını unutmamalı ve gelecek nesillere aktarmalıyız.”

    Hazar Denizi’ni Türk dünyasının mavi vatanı olarak tanımlayan Yaycı, Dağıstan’ın, Avrupa’ya açılan kapı olma konumuyla stratejik önemini de vurguladı.



    Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel'den Gençlere Sesleniş

    Geçmişten Geleceğe Türk Varlığı

    Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, geçen gün bir toplantıda Türk kültürünün ve küresel öneminin altını çizdi. Yücel, konuşmasının başında gençlere hitap ederek, "Geleceğimizin teminatı sevgililerin" dedi.
     
    Tarihin Derinliklerinden Kafkaslara Uzanan Türk Varlığı
     
    Yücel, Türklerin tarih boyunca yaşadıkları coğrafyanın önemine dikkat çekerek, "Türk tarihi, özellikle Türkistan'dan başlayarak Kafkaslar'a kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu topraklar tarihi boyunca mücadelelerin merkezi olmuştur". Kafkasların oluşturduğu bir kapı olduğunu belirten Yücel, bu coğrafyada var olan miktarın arttığını vurguladı.
     
     Türk Töresi ve Kültürel Değerler
     

    Yücel, Türk kültürünün temellerinden birinin Türk töresi olduğunu belirterek, bu değerlerin geçmişteki gidişat hayatını şekillendirdiğini ifade etti. "Türk töresi, tarih boyunca hayatın her alanında damgasını vurmuştur" dedi.



     
     Zülümler ve Tarihin Ağırlığı
     
     Kafkas coğrafyasının tarihsel olarak şehitlerle dolu olduğuna dikkat çeken Yücel, "Kafkaslar'da tarih boyunca milletlerin iktidar mücadelesi yaşandı. Bizim varlığımız, topraklarımızın hak sahibi olmalıyız" şeklinde konuştu. Türk milletinin tarih boyunca mevcut siyasi çalkantılara rağmen varlığını sürdürdüğünü belirtti.
     
     Turan Birliği ve Gençlik Vurgusu
     
     Kültürel bir Turan birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Yücel, gençlerin bu süreçte büyük bir rol oynaması sürecini ifade etti. "Türk dünyası, siyasi sebeplerle birbirinden ayrılır. Bizim amacımız, kültürel bir birlik oluşturmaktır" dedi. Yücel, gençlerin tarih bilincine sahip olarak donanımlı bir gelecek inşa edilme durumunun olmadığını çizdi.
     
    Kültürel Birlik ve Bilinçli Gelecek
     
     Konuşmanın sonunda mevcuta, Türk kültürünün aktarıldığı ve gelecek nesillere aktarılmasının genişletildiğini hatırlatan Yücel, "Unutmayın, Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" diyerek birlik ve beraberliğin gerekliliğini bir kez daha vurguladı. Türk tarihi ve değerlerine sahip olan yola devam ettikleri, geleceğin güvencesinin genişlediğini bildirdi.



    Türkistanlılar Derneği Başkanı Ekber Yassa, “Birlik ve Dayanışma Günü”

    Gecede konuşma yapan Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa ise etkinliğin önemini şu sözlerle dile getirdi:

    “Bugün, kültürümüzü yaşatmanın yanı sıra birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Birlik ve dayanışmamız, geleceğimizin teminatıdır. Katılım sağlayan herkese teşekkür ederim.”



    TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, Dağıstanlılar ve Türk Kimliği Üzerine Önemli Mesajlar

    TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, yaptığı bir konuşma ile Türk dünyası ve Türk kimliğine dair önemli mesajlar verdi. Dağıstan’ın stratejik önemi, Türk dünyası ile olan bağları ve geleceğe yönelik görüelerini dile getiren Uaıss, görüşlerini Atatürk’ten alıntılarla destekledi.

    Atatürk’ün Vurgusu

    Yerzhan Uaıss, konuşmasının başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk'ü anarak, onun “Ne mutlu Türk’üm!” sözüne dikkat çekti. Bu ifadeyi, Türk kimliğinin birliği ve dayanışması için yol gösterici bir ilke olarak tanımladı. Atatürk'ün mesajının, Türk milletinin ortak bir kimlik altında toplanmasında hala önemli bir rol oynadığını belirtti.

    Türk Dünyası Bağları

    Uaıss, Dağıstan’ın Türk dünyasıyla olan sıkı bağlarını vurguladı. Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerle gelişen iş birliğinin ve kültürel paydaşın gelecekte daha da kuvvetleneceğine işaret etti. Bu bağların korunması ve geliştirilmesinin, Türk milletinin birliği için hayati olduğunu dile getirdi.

    Türk Üniversiteleri ve Kültürel Varlık

    Türk üniversitelerinin varlığının ve geliştirilmesinin önemine değinen Uaıss, bu kurumların Türk kültürünü yaşatmada ve yaymada önemli rol oynadığını ifade etti. Türk hükümetlerinin bu konuda daha fazla destek vermesi gerektiğini özellikle vurguladı.

    Dağıstan’ın Stratejik Önemi

    Konuyu Dağıstan'ın stratejik konumuna getiren Yerzhan Uaıss, bölgenin Türk dünyası ile olan tarihsel ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ın, Rusya’nın güneyinde bir Türk bölgesi olarak öne çıktığını belirterek, bölgenin tarih boyunca oynadığı kritik rolleri anlattı.



    Tarihsel Figürler ve Kültürel Miras

    Konuyla ilgili tarihsel referanslara da yer veren Uaıss, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli figürlerine ve Dağıstan’ın Türk tarihindeki yerine vurgu yaptı. Bu bağlamda, Türk milletinin tarihsel mirasının korunmasının önemine dikkat çekerek, ortak kültürel değerlerin öne çıkarılmasını savundu.

    Gençlik ve Gelecek

    Konuyu geleceğe taşıyan Uaıss, Türk soyunun birlikteliğinin ve dayanışmasının genç nesiller tarafından benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin, Türk kimliğini kucaklayarak geleceğe umutla bakmalarının önemli olduğunu belirtti.

    Yerzhan Uaıss, Türk dünyasının ortak bağlarını ve dayanışmasının ön plana çıkarılması gerekliliğini bir kez daha hatırlatarak, Türk kimliğinin gelecekteki önemi üzerine derin bir farkındalık yarattı.

    Halk Dansları ve Geleneksel Yemekler İlgi Gördü

    Etkinlikte, Dağıstan ve Kafkas halk dansları gösterileri büyük ilgi gördü. Ayrıca katılımcılara, Kafkas mutfağından çeşitli lezzetler sunuldu.

    yilmazparlar@yahoo.com


    Türkiye’nin Önündeki Denklemde Özdağ’ın Dikkat Çeken Çıkışı-Yılmaz Parlar

                    ANASAYFA      EKONOMİ      TURİZM      SAĞLIK      GÜNCEL      SİYASET      BİLİŞİM     MÜZİK      MODA      ENERJİ      DÜN...